Bir şirketin konkordato sürecine girmesi, şirketten olan alacağın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Konkordato; borçlu şirketin borçlarını belirli bir vade veya indirim planı çerçevesinde ödeyebilmesi için mahkeme denetiminde yürütülen bir yeniden yapılandırma sürecidir. Alacaklının tahsil imkânı; alacağını zamanında bildirmesine, alacağın türüne ve konkordato projesinin içeriğine göre değişir.
Uygulamada “şirket konkordato ilan etti” denilse de şirketin tek taraflı açıklaması hukuki sonuç doğurmaz. Konkordato talebi üzerine geçici veya kesin mühlet kararı asliye ticaret mahkemesi tarafından verilir ve ilan edilir. Alacaklı, şirketin açıklamalarına göre değil, mahkeme kararı ile konkordato komiserliğinin resmî ilanlarına göre hareket etmelidir.
Konkordato Süreci Alacaklının Haklarını Nasıl Etkiler?
Mahkemenin geçici mühlet kararı vermesiyle birlikte borçlu şirket hakkında konkordatoya özgü koruma tedbirleri uygulanmaya başlar. Geçici mühlet, kanunda belirtilen önemli sonuçlar bakımından kesin mühlet gibi sonuç doğurur. Bu süreçte şirket faaliyetlerine tamamen son vermek zorunda değildir; ancak işlemleri konkordato komiserinin gözetiminde yürütülür ve bazı işlemler için izin alınması gerekir.
Konkordato mühleti, alacaklının alacağını sona erdirmez; tahsil yöntemlerini geçici olarak sınırlar. Mevcut icra takipleri durabilir, yeni takip başlatılması engellenebilir ve rehinli malların satışı yapılamayabilir. Ayrıca rehinle güvence altına alınmamış alacaklarda, konkordato projesinde aksi kararlaştırılmadıkça mühlet tarihinden itibaren faiz işlemesi durur.
| Konkordato kararı | Alacaklı bakımından temel sonucu |
|---|---|
| Geçici mühlet | Takip yasağı ve komiser gözetimi başlar |
| Kesin mühlet | Borçluya daha uzun süreli koruma sağlanır |
| Konkordatonun tasdiki | Onaylanan ödeme planı bağlayıcı hâle gelir |
| Konkordato talebinin reddi | Takip engelleri sona erer |
| İflas kararı | Tahsil süreci iflas masası üzerinden yürütülür |
| Konkordatonun feshi | Alacaklı, şartlarına göre eski haklarına dönebilir |
Konkordato talebinden sonra doğan her borç da otomatik olarak eski borçlarla aynı şekilde değerlendirilmez. Mühlet içinde komiserin izniyle kurulan borç ilişkileri ve şirket faaliyetinin devamı için yapılan işlemler farklı hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle alacağın geçici mühlet kararından önce mi yoksa sonra mı doğduğu mutlaka belirlenmelidir.
Konkordato İlanını Öğrenen Alacaklı İlk Olarak Ne Yapmalı?
Alacaklı öncelikle şirket hakkında verilen mahkeme kararını, konkordato dosyasının esas numarasını, geçici veya kesin mühlet tarihini ve görevlendirilen komiserlerin bilgilerini kontrol etmelidir. Resmî ilanlar Basın İlan Kurumu ilan portalında ve ilgili sicillerde yayımlanabilir. Yalnızca borçlu şirketten gelen e-posta veya telefon açıklamasına dayanarak işlem yapılmamalıdır.
Ardından alacağın miktarı, vadesi, dayanağı, teminatları ve işlemiş faizi hesaplanmalıdır. Faturalar, sözleşmeler, teslim belgeleri, banka hareketleri ve cari hesap kayıtları bir araya getirilerek şirketin kayıtlarıyla karşılaştırılmalıdır. Alacağın çek veya senede dayanması hâlinde kıymetli evrakın aslı ve hamil sıfatını gösteren belgeler ayrıca korunmalıdır.
İlk aşamada yapılması gerekenler şunlardır:
- Mahkeme ve konkordato dosyası bilgilerini doğrulamak
- Geçici ve kesin mühlet tarihlerini belirlemek
- Konkordato komiserinin iletişim bilgilerini öğrenmek
- Alacağın mühlet öncesi ve sonrası kısımlarını ayırmak
- Anapara ve faiz hesabı hazırlamak
- Rehin, kefalet ve diğer teminatları incelemek
- Alacağın dayanak belgelerini toplamak
- Alacak bildirim ilanını ve süresini takip etmek
- Devam eden icra takiplerinin durumunu kontrol etmek
- Konkordato projesindeki ödeme teklifini incelemek
Alacaklının şirkete karşı devam eden bir icra takibi veya davası bulunması, konkordato dosyasını takip etme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. İcra dosyasındaki alacağın konkordato komiserine ayrıca bildirilmesi gerekebilir. Hak kaybını önlemek için konkordato dosyası, icra takibi ve varsa devam eden dava birlikte değerlendirilmelidir.
Alacak Konkordato Komiserine Nasıl Bildirilir?
Konkordato komiseri, borçlunun defter ve kayıtlarını inceledikten sonra alacaklıları alacaklarını bildirmeye davet eder. İcra ve İflas Kanunu’nun 299. maddesi kapsamında alacaklılara, ilan tarihinden itibaren on beş gün içinde alacaklarını kaydettirmeleri için süre verilir. Bildirim şekli, komiserlik adresi ve sunulması gereken belgeler ilgili ilanda açıklanır. Güncel ilanlarda da bu 15 günlük süre ve belge şartı açıkça gösterilmektedir. Basın İlan Kurumu örnek alacak bildirimi
Alacak bildirimi yalnızca toplam bir rakam yazılarak yapılmamalıdır. Anapara, mühlet tarihine kadar işlemiş faiz, para birimi, vade ve alacağın dayanağı ayrı ayrı gösterilmelidir. Rehin, kefalet, ipotek, teminat mektubu veya mülkiyeti saklı tutma gibi güvenceler bulunuyorsa bunlar da belgeleriyle birlikte belirtilmelidir.
Alacak bildirimine eklenebilecek başlıca belgeler şunlardır:
- Taraflar arasındaki sözleşme
- Fatura ve irsaliyeler
- Teslim veya hizmet kabul tutanakları
- Cari hesap ekstresi
- Hesap mutabakatı
- Banka dekontları
- Çek ve senetler
- İhtarname ve tebligat belgeleri
- Mahkeme veya hakem kararları
- İcra takip belgeleri
- Rehin ve ipotek kayıtları
- Kefalet veya garanti sözleşmeleri
- Faiz hesap tablosu
- Tüzel kişiler için imza sirküleri
- Vekil aracılığıyla başvuruluyorsa vekâletname
Alacağını süresinde bildirmeyen kişi, alacağı şirket bilançosunda kayıtlı değilse konkordato projesinin müzakerelerine ve alacaklılar toplantısına kabul edilmeyebilir. Bu durum alacağın kendiliğinden ortadan kalktığı anlamına gelmese de alacaklının projeyi etkileme ve oy kullanma imkânını kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle 15 günlük süre, tahsil stratejisi bakımından kritik öneme sahiptir.
Konkordato Süresince İcra Takibi ve Dava Açılabilir mi?
Geçici ve kesin mühlet sırasında borçlu şirket hakkında kural olarak yeni icra takibi başlatılamaz; daha önce başlatılmış takipler ise durur. İhtiyati haciz kararlarının uygulanması ve haczedilen malların satılması da kısıtlanır. Takip yasağı, kamu alacaklarına ilişkin takipleri de kural olarak kapsar; ancak kanunda belirlenen bazı alacaklar ve rehinli takipler bakımından istisnalar bulunmaktadır.
Konkordato mühleti her türlü davanın açılmasını veya devam etmesini otomatik olarak engellemez. Alacağın varlığının ve miktarının tartışmalı olması hâlinde dava açılması veya mevcut davanın sürdürülmesi mümkün olabilir. Bununla birlikte dava sonucunda alınan kararın icrası, mühlet ve tasdik hükümlerine tabi olabilir. Bu nedenle “dava açabilmek” ile “kararı hemen icra edebilmek” birbirinden ayrılmalıdır.
| Hukuki işlem | Konkordato mühletindeki genel durum |
|---|---|
| Yeni haciz yoluyla takip | Kural olarak başlatılamaz |
| Devam eden icra takibi | Kural olarak durur |
| İhtiyati haczin uygulanması | Kural olarak mümkün değildir |
| Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip | Başlatılabilir veya devam edebilir |
| Rehinli malın satışı | Mühlet içinde kural olarak yapılamaz |
| Alacak davası | Uyuşmazlığın niteliğine göre açılabilir veya devam edebilir |
| İşçi alacaklarına ilişkin takip | Kanuni imtiyaz kapsamına göre ayrıca değerlendirilir |
| Kefil veya müşterek borçluya takip | Konkordatonun kapsamına göre ayrıca incelenir |
Konkordato mühleti, kural olarak borçlunun kefillerini ve müşterek borçlularını kendiliğinden aynı korumaya almaz. Alacaklının kefile, avaliste veya birlikte borçlu olan diğer kişilere başvurma hakkı teminatın türüne göre devam edebilir. Ancak konkordato projesindeki düzenlemeler ile teminat sözleşmesinin hükümleri birlikte incelenmelidir.
Rehinli ve İmtiyazlı Alacakların Durumu
Rehinli alacaklı, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatabilir veya başlamış takibi sürdürebilir. Ancak konkordato mühleti boyunca rehinli mal hakkında muhafaza tedbiri alınması ve satış yapılması kural olarak mümkün değildir. Rehinle karşılanan alacak kısmı ile teminatsız kalan bölüm birbirinden ayrılır; rehinle karşılanmayan kısım adi alacak olarak konkordato şartlarına tabi olabilir.
İşçilerin kanunda imtiyazlı kabul edilen belirli ücret ve tazminat alacakları da adi ticari alacaklardan farklı değerlendirilir. Alacağın hangi döneme ait olduğu ve İcra ve İflas Kanunu’nun 206. maddesindeki imtiyaz kapsamına girip girmediği belirlenmelidir. İşçilik alacaklarının tespiti, arabuluculuk ve dava süreçleri hakkında Ankara İş Avukatı sayfamızdan ayrıntılı bilgi alınabilir.
| Alacak türü | Konkordatodaki temel durumu |
|---|---|
| Adi teminatsız alacak | Kural olarak konkordato projesine tabidir |
| Rehinle tamamen karşılanan alacak | Rehinli alacak hükümlerine tabidir |
| Rehinle kısmen karşılanan alacak | Teminatsız kalan bölüm adi alacak sayılabilir |
| Kanunen imtiyazlı işçi alacağı | Özel koruma ve takip istisnaları gündeme gelebilir |
| Mühlet içinde komiser izniyle doğan borç | Proje dışı veya farklı öncelikte değerlendirilebilir |
| Kamu alacağı | Kanundaki bağlayıcılık ve takip hükümleri ayrıca incelenir |
| Çek veya senede bağlı alacak | Alacağın niteliği değişmez, kıymetli evrak hakları ayrıca korunur |
İmtiyazlı alacak statüsü, işçinin bütün alacaklarının sınırsız biçimde konkordato dışında kalacağı anlamına gelmez. Alacağın türü, doğduğu dönem ve kanundaki sıra cetveli hükümleri dikkate alınır. Aynı şekilde bir alacak için rehin bulunması da alacağın tamamının rehinle karşılandığını göstermez; teminatın güncel değeri ayrıca belirlenmelidir.
Alacaklılar Toplantısı ve Konkordato Projesine İtiraz
Konkordato komiseri, alacak bildirimlerini ve borçlunun kayıtlarını inceledikten sonra alacaklılar toplantısını düzenler. Toplantı öncesinde konkordato projesi ve ilgili belgeler alacaklıların incelemesine açılır. Alacaklılar, projede teklif edilen indirim oranını, ödeme vadelerini, şirketin mali kaynaklarını ve projenin uygulanabilirliğini değerlendirerek kabul veya ret yönünde oy kullanabilir.
Projenin kabul edilmesi için kanunda öngörülen alacaklı ve alacak miktarı çoğunluklarından birinin sağlanması gerekir. İİK’ya göre proje; kaydedilmiş alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunlukla veya kaydedilmiş alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilebilir. Oy hesabında yalnızca konkordato projesinden etkilenen alacaklar dikkate alınır.
Alacaklı, projeyi değerlendirirken özellikle şu konuları incelemelidir:
- Teklif edilen ödeme oranı
- Vade ve taksit sayısı
- İlk ödemenin ne zaman yapılacağı
- Şirketin faaliyetlerine devam edip edemeyeceği
- Projenin finansman kaynağı
- Ortakların şirkete yeni sermaye koyup koymayacağı
- Şirket mal varlığının gerçek değeri
- Rehinli ve imtiyazlı borçların tutarı
- Borçlunun gelir ve nakit akışı tahminleri
- Alacaklılar arasında eşitlik bulunup bulunmadığı
- Teminat veya üçüncü kişi garantisi sunulup sunulmadığı
- İflas hâlinde elde edilebilecek muhtemel tahsilat
Konkordato komiserinin raporu mahkemeye sunulduktan sonra tasdik incelemesi yapılır. Alacaklı, tasdik şartlarının oluşmadığını düşünüyorsa ilan edilen süre ve usule uygun biçimde itirazlarını mahkemeye bildirmelidir. Yalnızca alacağın eksik kaydedildiğini söylemek yerine finansal tablolar, teminat değerleri ve ödeme planındaki somut sorunlar açıklanmalıdır.
Konkordato Tasdik Edilirse Alacak Nasıl Ödenir?
Mahkemenin konkordato projesini tasdik etmesiyle birlikte projede yer alan ödeme oranları ve vadeler bağlayıcı hâle gelir. Proje, kural olarak konkordato talebinden önce doğan veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde oluşan alacakları etkiler. Alacaklı, eski sözleşmedeki vade ve tutara göre değil, tasdik edilen projedeki ödeme planına göre tahsilat yapar.
Tasdik kararında alacaklılara ne kadar ödeme yapılacağı, ödemelerin hangi tarihlerde gerçekleştirileceği ve projenin uygulanmasını kimin denetleyeceği gösterilebilir. Alacaklı her taksitin vadesini takip etmeli, şirketten gelen ödemeleri hangi borca mahsup ettiğini kayıt altına almalı ve eksik ödeme varsa yazılı bildirim yapmalıdır.
Örneğin tasdik edilen proje aşağıdaki gibi sonuç doğurabilir:
| Mevcut alacak | Projedeki teklif | Tahsil biçimi |
|---|---|---|
| 1.000.000 TL | Borcun tamamı, 24 ay vade | Belirlenen taksitlerle 1.000.000 TL |
| 1.000.000 TL | %20 indirim, 12 ay vade | Toplam 800.000 TL |
| 1.000.000 TL | %30 indirim, 6 ay ödemesiz dönem | Toplam 700.000 TL, sonraki taksitlerle |
| Döviz alacağı | Projedeki kur veya TL karşılığı | Tasdik kararındaki yönteme göre |
| Kısmen rehinli alacak | Rehinli ve adi kısım ayrımı | Her bölüm için farklı tahsil yöntemi |
Konkordato projesinin kabul edilmesi, alacaklı ile borçlu arasında yalnızca özel bir ödeme anlaşması yapılması anlamına gelmez. Mahkemece tasdik edilen konkordato, kanundaki istisnalar dışında projeden etkilenen ve karşı oy kullanan alacaklılar bakımından da bağlayıcı olabilir. Bu nedenle toplantıya katılmamak veya projeye karşı oy vermek, tasdik edilen planın dışında tahsilat yapılmasını kendiliğinden sağlamaz.
Konkordato Şartlarına Uyulmazsa Alacaklı Ne Yapabilir?
Borçlu şirket, tasdik edilen konkordato projesine göre ödeme yapmazsa kendisine karşı ödeme yapılmayan alacaklı, konkordatonun kendi yönünden feshini talep edebilir. Mahkemenin kısmen fesih kararı vermesi hâlinde alacaklı, konkordato öncesindeki alacak haklarını yeniden kullanabilir ve şartlarına göre takip yollarına başvurabilir.
Konkordatonun kötü niyetle tasdik ettirildiği anlaşılırsa, ilgili kişiler konkordatonun tamamen feshini talep edebilir. Tamamen fesih kararı yalnızca başvuran alacaklıyı değil, konkordatonun bütününü etkileyebilir ve borçlu şirket hakkında iflas sonucunu gündeme getirebilir. Ödeme gecikmesinin tek bir taksitten mi yoksa projenin uygulanamaz hâle gelmesinden mi kaynaklandığı somut olayda ayrıca değerlendirilir.
Ödeme yapılmadığında izlenebilecek temel adımlar şunlardır:
- Tasdik kararı ve ödeme planını incelemek
- Vadesi gelen tutarı hesaplamak
- Yapılan kısmi ödemeleri mahsup etmek
- Borçlu şirkete yazılı ödeme ihtarı göndermek
- Denetim görevlisi veya komiserden bilgi istemek
- Kısmen fesih şartlarını değerlendirmek
- Kötü niyet varsa tamamen fesih talebini incelemek
- Fesih kararından sonra icra veya iflas yollarına başvurmak
- Kefil ve müşterek borçlulara yönelik hakları ayrıca değerlendirmek
Sonuç olarak konkordato ilan eden şirketten alacak tahsil edebilmek için yalnızca mevcut icra dosyasının sonucunu beklemek yeterli değildir. Alacağın 15 günlük süre içinde komiserliğe bildirilmesi, konkordato projesinin incelenmesi, alacaklılar toplantısına katılım ve tasdik sonrası taksitlerin takibi gerekir. Sürelerin veya bildirim usulünün kaçırılması, alacağın sona ermesine yol açmasa bile tahsilat üzerindeki etkili hakların kaybedilmesine neden olabilir.