Ceza infaz sisteminde kural, mahkûmiyet kararlarının ceza infaz kurumlarında yerine getirilmesidir. Ancak kanun koyucu, bazı hâllerde cezanın toplumdan koparmadan, kişinin iş, aile ve sosyal hayatını tamamen dağıtmadan infaz edilmesini mümkün kılan özel infaz usullerini de öngörmüştür. Bu kapsamda 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 110. maddesi, belirli şartların varlığı hâlinde cezanın hafta sonu veya hafta içi mesai saatleri dışında infaz edilmesine imkân tanımaktadır. Bu düzenleme, özellikle kısa süreli hapis cezaları bakımından, cezanın infaz edilirken orantılılık ve sosyal denge ilkesinin korunmasını amaçlamaktadır.
Özel İnfaz Usulünün Amacı
İnfaz Kanunu m.110 ile getirilen bu sistemin temel amacı;
- Hükümlünün işini tamamen kaybetmemesi,
- Aile hayatının ölçüsüz şekilde zarar görmemesi,
- Toplumdan tamamen kopmadan cezanın infaz edilmesi,
Kısa süreli hapis cezalarının daha esnek ve ölçülü şekilde yerine getirilmesi, olarak özetlenebilir. Yani burada amaç, cezayı ortadan kaldırmak değil; cezanın infaz şeklini daha dengeli ve insani bir çerçeveye oturtmaktır.
Hangi Şekillerde Uygulanabilir?
İnfaz Kanunu m.110 uyarınca, uygun görülen hâllerde ceza:
- Hafta sonları ceza infaz kurumunda geçirilmek suretiyle,
- Hafta içi mesai saatleri dışında (örneğin akşamları veya belirlenen saat aralıklarında) infaz edilmek suretiyle yerine getirilebilir.
Bu durumda hükümlü, belirlenen gün ve saatlerde ceza infaz kurumuna girer, süre dolunca yeniden serbest bırakılır ve infaz bu şekilde parçalı olarak tamamlanır.
Bu Uygulama Otomatik mi? Kim Karar Verir?
Bu infaz şekli otomatik olarak uygulanmaz. Hükümlü veya müdafii tarafından infaz hâkimliğine talepte bulunulması gerekir.
İnfaz hâkimliği;
- Cezanın türünü ve süresini,
- Hükümlünün kişisel ve sosyal durumunu,
- İş ve aile hayatına etkisini,
- Güvenlik ve kamu düzeni bakımından risk olup olmadığını değerlendirerek, talebin kabulüne veya reddine karar verir. Yani bu tamamen somut olayın özelliklerine göre yapılan takdiri bir değerlendirmedir.
Uygulamada, bazı infaz hâkimliklerinin bu talepleri kabul ettiği ve özellikle büyük şehirlerde bu yönde emsal kararların oluşmaya başladığı görülmektedir. Nitekim Sincan Ankara’da da bazı infaz hâkimlikleri nezdinde bu yönde kabul kararları verildiği bilinmektedir.
Kimler Yararlanabilir?
Her mahkûmiyet kararı bu kapsama girmez. Uygulanabilirlik; Cezanın niteliğine, Süresine, Suçun türüne, Hükümlünün kişisel durumuna göre değerlendirilir. Bu nedenle “herkes yararlanır” ya da “kimse yararlanamaz” gibi kesin bir genelleme yapmak doğru değildir. Her dosya, ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Uygulamada Neden Önemli?
Bu düzenleme, özellikle kısa süreli hapis cezası alan ve düzenli bir işi, ailesi, devam eden bir sosyal hayatı olan kişiler açısından telafisi güç sonuçların önüne geçebilmektedir. Aksi hâlde, çok kısa süreli bir hapis cezası bile, kişinin işini kaybetmesine, aile düzeninin bozulmasına ve orantısız sonuçlara yol açabilmektedir.
Özel infaz usulü, bu tür durumlarda cezanın amacını korurken, kişinin hayatını tamamen altüst etmeyen bir denge mekanizması sunmaktadır.
Sonuç
İnfaz Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenen özel infaz usulleri, doğru şekilde ve uygun dosyalarda talep edildiğinde, cezanın daha ölçülü ve hakkaniyete uygun şekilde infaz edilmesini mümkün kılmaktadır. Ancak bu yolun kullanılabilmesi, dosyanın özelliklerine göre yapılacak hukuki değerlendirme ve infaz hâkimliğine sunulacak doğru gerekçelendirilmiş bir talep ile mümkündür.